Kıbrıs Online Alışveriş Sitesi
| KIBRIS ORTAM |

Sevgili Günlük…

Hülya Batunlu

Hülya Batunlu

Sevgili Günlük… Hatırlarmısınız bilemem ama bir zamanlar günlük defterleri  vardı. Şimdi hatırladınız değil mi?  Yeni nesil pek bilmez tabii de!

Hatırlarmısınız bilemem ama bir zamanlar günlük defterleri vardı. Şimdi hatırladınız değil mi? Yeni nesil pek bilmez tabii de, yaş ortalaması 35-40’ın üzerinde olanlar çok iyi hatırlayacaklar.
O kadar özel bir defterdi  ki  günlük defterimiz.  İçerisine yazdığımız satırları  bizden başkasının okumaması  gerekiyordu. Kilitlene biliyordu ve  bir anahtarı vardı. Yine de saklardık onu. Ne olur ne olmaz diye. Ya annemin eline geçerse korkusu veya kardeşim bulur da kilidini kırıp okur korkusu ile. Günlüklerin belli yazım kuralları ve kendine has bir kullanım uslubu vardı. Sağ üst köşeye tarih, gün, ve saat yazılırdı. En özel sırlarımızı ve kimseyle paylaşamadıklarımızı bu çok özel arkadaşımızla paylaşırdık. Ve yazmaya başlamadan önce  ona her zaman sevgili günlük diye hitap ederdik.  Ne özel ne güzel arkadaştı o sevgili günlük.  İtinayla saklardı tüm  paylaşamadıklarımızı  ve  söyleyemediklerimizi. Bir de en önemli ayrıntı şuydu. Mutlaka gece uyumadan yazılırdı günlük. Tüm günün özeti, önemlilik sırasına göre tek tek  itinayla kaleme alınırdı. Yarın görüşmek üzere diye vedalaşılır ve kilitenip özenle korumaya alınırdı.

Çok zordu eskiden aşık oldum diyebilmek.  Uzaktan bakarsın önce.  Karşılaşınca heyecan basar utanırsın.  Yüzüne bakamazsın kızarırsın.  Kalbin yerinden çıkacak gibi olur da,  yaşadığın heyecandan kendin bile utanırsın. Kaçarsın saklanırsın. Belki paylaşırsın en sevdiğin arkadaşınla belki  ona bile açılamazsın. Ama şu sevgili günlük var ya. Nasıl anlatırsın ona neler hissettiği. Sayfalarca dökersin içindeki o büyük aşkı. Sessizce dinler seni, kucak açar. Tüm kelimelerine. Bazen gözyaşınla ıslanır sayfaları.  Gözden düşen bir damla yaş düşüverir yazıların üzerine. Islanan mürekkep dağıtır cümlenin şeklini. Kuruyunca tekrar üzerinden geçersin.  Görüntüsü bozulur belki yazınının  çirkinleşir sayfa o gözyaşının yüzünden.  Ömür boyu kalır o izler orda da , asla orda  yazanın ne olduğunu unutamazsın.

Çok mu yasaklar içinde büyümüştük?.. Çok mu günahtı aşık olmak?…  Ya da bu kadar mı büyüktü içimizde sakladığımız sırlar?…  Neden  bu kadar çok özeldi hayatımız?…  Çok mu büyüktü kırgınlıklarımız ve mutluluklarımız?… Neden bu kadar önemsedik , paylaşamadık, sakladık ve  kilitli bir defterin arasına sığdırdık hayatımızı bilinmez… Sanırım sadece korumak istedik. En masum, en gerçek ve en içsel benliğimizi…

Yıllar geçer üzerinden. Eğer hala gizli tutmayı başarabilmişsen o defteri,  ve anahtarın kilidi hala özenle saklanıyorsa bir yerlerde, Mutluluk ve acıyla geçen  koca bir ömür kalmışsa arkanızda, Ulu orta ve gözler önünde saklanmadan, gizlenmeden  yaşanmış bir hayat bırakmışsanız geride,   Ve hatta unutabilmişseniz bile en mutlu anlarınızı ve en acı günlerinizi…  Ama ısrarla anahtarını herkesten gizlediğin kilitli bir defteriniz  varsa hayatınızda…  İşte o satırlar sizin asla unutmak istemediğiniz  gerçek  hayatınızdır…  O sevgili günlüğe anlatıp anlatıp da bitiremediğiniz hayalleriniz, aşklarınız, umutlarınız  ve tüm isyanlarınız, O güne kadar  yaşadığınız  tüm hayatının  aslında tek gerçeğidir…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. eser ksya dedi ki:

    beni çok yıllar öncesine götürdünüz hülya hanım benim de günlüğüm vardı her gün yazardım ve tekrar tekrar okurdum bazen ellerinize sağlık başarılar

  2. eylül palaz dedi ki:

    herkesin bir günlüğü olması gerekiyor bence ilerideki zamanlarda çocuklarına okuması için yada kendi kendine sonradan eskileri okumak iyi gelir diye düşünüyorum başarılarınız daim olsun

BİR YORUM YAZ