| KIBRIS ORTAM |

ÇOCUKLUK ARKADAŞIM

Hülya Batunlu

Hülya Batunlu

Aynı mahallede çocuktuk onunla.  Benden bir yaş büyüktü.  Çocukluğumuz birlikte geçti. Benim annem çalışırdı, onun annesi ev hanımıydı. Sürekli evde olan,  kimseyle pek karışmayan görüşmeyen sessiz bir kadındı Neriman teyze. Ayşe ve ben çok iyi arkadaştık. Her günüm onlarda geçerdi. Tabii annem işten gelene dek.Annemin çığlığını duyana kadar çıkmazdım o evden. Her türlü yaramazlığı yapardık. Evi  darmadağın ederdik. Ama Neriman teyze öyle iyi bir kadındı ki bize hiç kızmazdı.

Sonra büyüdük. Ben uzun yıllar çocuk olduğum mahalleden uzakta yaşadım.Ayşe hep o evdeydi. Sadece işine gidip geliyordu. Pek dışarı çıkmazdı. Her mahalleye gelişimde o eve hep bakardım. Çünkü çocukluğum deseler bana, o evi gösterirdim. Evcilik oyunlarımız, körebe oyunumuz, isim hayvan bulma oyunu ve gelecek için kurduğumu  güzel hayallerimiz hep o evde yaşanmıştı. Ayşe’nin hiç sevdiği oldumu? Bilmiyorum. Ama hiç evlenmedi. Hiç çocuğu olmadı. Bir kedisi veya köpeği oldumu onu da hiç bilmiyorum. Nedendir bilmiyorum ama hep çocukluğumda kalmıştı Ayşe. Yıllar geçti ne ben onun kapısını çaldım ne de o benim kapımı.  Ama her mahalleye gelişimde sorardım anneme. Sormasam da annem zaten mahallede ne olup bittiğini anlatırdı bana. Kim evlendi , kim boşandı,  kimin çocuğu oldu,  kim öldü bilirdim hep. Zaten komşuluk ilişkileri olağanüstüdür bu mahallede. Ama bir tek Neriman teyze o hep aynı. Hiç evden çıkmaz kimseyle görüşmez sessiz sakin. Bir gün annemden Ayşenin çok hasta olduğunu öğrendim. Mahallemizde evlerinin kapısının en çok kapalı olduğu o eve bir türlü gidemedim. O kapıyı çalamadım. Yapmam gerekiyordu ama yapamadım. Sağlıklı oluşumdan, ölüme onun kadar yakın olmayışım ve hala geleceğin hayalleriyle yaşar olmaktan utandım. Beni görmek ona acı mı verirdi mutlulukmu bilmiyorum ama ben bunu yapamadım. Ya çocukluğumuzu hatırlayıp mutlu olacaktı, ya da daha önce neden gelmedin diye mutsuz olacaktı. Belkide beni hatırlamayacaktı. Ben bunların hiçbirini yaşamak istemedim. Onun çocukluğumun en güzel anılarında kalmasını seçtim. Geç kalmışlığın ne telafisi olur ki yaşamda. Git de son bir kez gör diyenler çok oldu ama ben yapmadım. Bunca yıl sonra ben onu görecektim o da beni.  O beni görüp ölecekti, oysa ben onu görüp yaşamaya devam edecektim.Var mıdır böyle bir bencillik!…Bunu nasıl yapardım çocukluk arkadaşıma.

Ah be Ayşe!Ben mahalleye geri döndüm de sen çocukluğumuzla  birlikte gittin bu mahalleden…Işıklar içinde uyu arkadaşım.

Naçizane bir tavsiye. Facebook’a eklediğiniz çocukluk arkadaşlarınız var ise eğer, onlarla sadece yorum ve beğenme tuşunda kalmasın yaşamınız. En azından bir kez bile olsa bir araya gelmek için çaba harcayın. Yüzünüzdeki çizgilerle, saçınızdaki beyazlarla  aldığınız kilolarla dalga geçin. En önemlisi tekrar çocuk olun onlarla. Bir bilgisayarın ekranında kalmasın görüntünüz. Hiç bitmez sandığımız bu hayat öyle beklenmedik bir anda biter ki. Bitmeden yapın.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ