| KIBRIS ORTAM |

LEFKOŞA VE ANİBAL AMCA

Hülya Batunlu

Hülya Batunlu

Tüm çocukluğumu, Lefkoşa’nın göbeğinde yaşadım. Babam askerdi, çoğu arkadaşımın babalarının olduğu gibi. Onu çok az görürdüm. Annem de yine çoğu arkadaşımın annelerinin olduğu gibi ev hanımıydı. O zamanlar böyleydi genelde hayat. Babalar asker anneler ev hanımı olurdu. Ben ve üç kardeşimin bütün sorumluluğu annemdeydi. Babam hafta sonları  eve gelebiliyordu. Çok tuhaf bir duyguydu biz çocuklar için bu; Eve haftada bir  gelen misafir gibiydi babamız. Ama ben her haftanın bitiminde sokağa bakan pencerenin demir parmaklıklarından dışarıya bakar, babamın gelişini beklerdim. Babamın hayatı boyunca hiç arabası olmadı ve bunu da  hiç ihtiyaç duymadı. Kocaman bir bisikleti vardı ve bu hayattan gidene kadar da hep o bisikleti kullandı. Çocukluğuma dair babamla yaşadığım anılarımın içinde sadece net olarak hatırlayabildiğim bisikletin önüne oturttuğu beni, götürdüğü Çağlayan Çocuk Bahçesi ve ardından da Anibal amcanın Restorant’ıdır.  Gidenler bilir Çağlayan Çocuk Bahçesi’ni. Gerçi bizim jenerasyonun tüm Lefkoşalı çocuklarının vazgeçilmez yeriydi burası. Hele ki sonrasında o etrafa yayılan kebap kokusu ve Anibal Restorant‘ın bacasından tüten o duman. O ne inanılmaz bir duygu ve sabırsızlıktı. Ben o meşhur Anibal kebabını yemek için babamın gelişini bir hafta boyunca nasıl iple çekerdim. Restorant’ın bacasından çıkan dumanı görür görmez, Çağlayan Çocuk Bahçesi’ne inen o merdivenleri öyle bir sürat ile çıkardım ki babam bana yetişemezdi.

Elbetteki size  uzun uzun çocukluk anılarımı anlatacak değilim.  Sadece bu anılar içindeki Saffet Anibal amcanın vefatının bende yarattığı bir duygu yoğunluğu ve geçmişe duyulan özlemin satırlarıdır  bunlar.. Tıpkı sizlerin de bu vefatı duyduğunuz zaman içinizde yaşadığınız o geçmişe dair  özlem gibi..  Eminim ki yıllar geçmiş olsa da hiçbirinizin anılarından o günler silinmeyecektir.

Lefkoşa’nın simgelerinden idi Saffet Anibal. Sadece kebaplarındaki lezzet değil onun kendine has uslubu ile sevdi onu tüm Lefkoşa.  Emek verdiği restorantın kapısında “Ömür biter iş bitmez” yazısı bulunurdu. Bir dönem futbol oynadığı Gençlik Gücü Spor Kulubü ile de özdeşleşen Saffet Anibal “Oyna GG” cümlesinin de sahibiydi. Bizim zamanımızda öyle şimdiki gibi birçok restorant alternatifleri ve farklı yemek kültürleri yoktu. Bizim en büyük lüksümüz ve gitmekten haz duyduğumuz yerler çok azdı. Çocukluğumuz internet oyunları ve bilgisayarlar önünde geçmedi.  Lefkoşalı çocuklar olarak biz Çağlayan Çocuk Bahçesi’nde oynayarak, Arasta çarşısında ve Bandabuliya’da alış veriş yaparak, Lefkoşa’nın meşhur Taksim Sineması ve Zafer Sineması’nda film izleyerek  ve Anibal amcanın lezzetli kebaplarını yiyerek son derece mutlu olan çocuklar olarak büyüdük. Özgürce,doya doya çocukluğunu yaşayan Surlariçi’nin çocuklarıydık biz.

Yaşamımız hızla ilerlerken, yaşantılarımızı etkileyen çevre faktörü, değişimler, kaybettiğimiz değerler ve tanıdık insan yüzlerinin kayboluşunu pek farkına varamayız. Bir çarkın içinde döner dururuz. Ta ki nasıl bakıyorsak aslında öyle gördüğümüzü bize hatırlatacak bir olayla karşılaşıncaya dek. İnsanlar onlara sunulan şartlar ne ise o şartlara çok çabuk adapte olurlar ve o hayatı yaşarlar. Farkında olmadan önümüze konulan ve buyurun yaşayın denen bir ikram gibi hayatımız. Buyurun yaşayın diyorlar ve biz de onu yaşıyoruz. Bugün saffet Anibal sonsuzluğa uğurlanırken beynimde anılar canlandı ve beni çocukluğuma  geri döndürdü. Sanki dünde kalmış bir gün gibi hatırladım o günleri.

Asla adı silinmeyecek bir değerdi Saffet Anibal. Bizden önce ve bizden sonra da yaşattığı Anibal ismi eminim ki çocukları ve torunları sayesinde yıllarca yaşayacaktır. Lefkoşa’nın en değerli simgelerinden ve unutulmayacak değerlerinden biriydin sen Anibal Amca..  Bana ve benim gibi tüm Lefkoşa halkına yaşattığın o güzel anılar için sonsuz teşekkürler.. .

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ