KIBRIS BİZANS DÖNEMİ

KIBRIS BİZANS DÖNEMİ

KIBRIS BİZANS DÖNEMİ: Kıbrıs, Bizans İmparatorluğu tarafından 800 yıl boyunca Filistin, Fenike, Kilikya ve Suriye’ye bağlı bir il olarak yönetilir. Haçlıların gelişine kadar Bizans döneminde Kıbrıs sakin bir süreç geçirir. Bizanslılar sosyal yapıyı yasalar doğrultusunda düzenlemişti. İmparator Constantine’nin uyguladığı bir yasa ile halk toprak kölesi yapılmış ve doğdukları toprakları terk etmeleri yasaklanmıştı. Bir başka yasa ile doğduğu toprağı terk edenler cezalandırılarak ve zincirlenerek geri getirilecekti.

Merkezi bir yönetim altında hükümet görevlileri İmparatora bağlanmıştı. Bu uygulama sadece halka uygulanıyordu. Tüccarlar ve zengin toprak sahiplerine ayrıcalık tanınıp eski dönemlerdeki uygulamalar korunmuştu. Kilise ve ruhbanlar arasında da önemli bir gelişme olmuş Kilise ve devlet arasındaki bağlar gelişmiştir. Bizans döneminde Aziz Barnabas, Havari Paul, ve Aziz Mark’la başlayan ilk misyonerlikler sayesinde yayılan Hristiyanlık adadaki yaşamı her açıdan etkilemiştir. Ortodoks Kilisesi kurularak önemli bir Hristiyan kilisesi olmuştur. Kilise öyle bir önemli konuma gelmiş ki halktan biri haksızlığa uğradığı zaman devreye girerek halkın çıkarlarını savunur hale gelmiştir. Kilise, 4. Yüzyılda Antakya Patrikhanesinden bağımsız olmak ister. Önce İznik(Nicaea)’deki İlk Ekümen Konsül’ünde daha sonra 343’te Sofya’da (Sardica) bir araya gelen İkinci Ekümen Konsül’de ve 431’de Efes’te toplanan Üçüncü Ekümen Konsül’de gittikçe sayıları artan Piskoposla katılıp temsil edilmişlerdir. Kıbrıs Kilisesinin en büyük mücadelesi Antakya Patrikanesi’nin zorlamasıyla kendine bağlamak isteyişine direnmek ve özerk bir kilise olmaktı. İmparator Zeno’nun müdahalesiyle Kıbrıs Kilisesi Antakya, İskenderiye , Kudüs ve İstanbul kiliseleri gibi eşit olarak kendi piskopos ve başpiskoposunu seçebileceği duruma gelmiştir.

Hıristiyanlığın yayılması ve Kilisenin de güç kazanması adadaki yapılara yeni bir boyut kazandırırır.. Mesela 5. ve 6.yüzyıllarda refahın artışıyla birkaç kent ve kasabada katedraller inşa edilir. Salamis şehrinin adı değişerek Constantia olur. Eski ihtişamına kavuşturularak tekrar başkent yapılır.

Kıbrıs adası Bizans dönemini yaşarken Arap Müslüman devletlerin de ilgisini çeker. Kıbrıs 4 kez kuşatılır. (632-964). Hz. Osman döneminde Şam Valisi Muaviye bin Ebu-Sufyan, (daha sonra Emevi Hanedanı’nı kurarak Müslümanların 5. Halifesi olur) düzenlediği akınlarla ve 1700 gemiden oluşan filosuyla Kıbrıs’ı ele geçirir.(647-649). Yapılan antlaşmayla Müslümanların egemenliğini kabul edilir. Antlaşmaya göre Kıbrıslılar Bizans İmparatorluğuna verdikleri 7200 altını Müslümanlara verecek ve Bizanslılar ile yapılacak savaşta yardım edilecektir. Müslümanların adayı üst olarak kullanması kabul edilir. Fakat Kıbrıslılar Bizans’a yardım eder. Müslümanlar 653 yılında adaya tekrar sefer düzenler ve antlaşma tekrar yürürlüğe konur. Adada bir miktar asker bırakılır ama Halife Yezid döneminde askerler geri çağrılır. Halife Abdülmelik bin Mervan ile İmparator II. Justinionus 688 yılında bir anlaşma yaparak Kıbrıs’tan alınan vergi iki devlet arasında paylaşılır. Fakat bu vergi paylaşımında sorunlar yaşanır ve iki devlet birbiriyle savaşa girer. Arap Emevi devleti kurulur ve Kıbrıs’ın vergi ödemesi karşılığında özerklik verilir.

Arap Abbasiler döneminde de bu devam eder. Müslüman egemenliği Kıbrıs’ta 300 yıl sürer. Üretim ve ticaret artar. Araplar’ın yanında korsanlar da adaya saldırmıştır. Mallar yağlanmış birçok Kıbrıslı öldürülmüştür. Bizans döneminde yapılan kiliseler yıkılır. 965 yılında Bizans İmparatorluğu General Nicephorous Phocas ve sonrasında II. Nikeforos Fokas tarafından güçlü bir ordu ile Araplar’a saldırı düzenleyerek Girit ve Kilikya’dan uzaklaştırır. Kıbrıs tekrar Bizans İmparatorluğunun egemenliğine girer.

Bizans İmparatorluğu askeri ve siyasi açıdan zayıflayarak toprak kaybı yaşamış bu da Kıbrıs’ı etkilemiştir. Bizans İmparatoru Manuel Comnenos’un yeğeni Tarsus Valisi Isaac Comnenos, 12. Yüzyılda Ermenilerle yaptığı savaş sonrasında esir düşer. Serbest kalması için istenilen fidyenin Comnenos’tan sonra tahta çıkan I. Andronikos zamanında Kıbrıs gelirlerinden ödenmesine karar verilir. Bir kısmı ödenir ve serbest kalır. Tarsus Valisi Isaac Comnenos kalan paranın toplanması için Kıbrıs halkını görevlendirir. Ayrıca sahte belgeler düzenleyerek halkı Bizans imparatorluğu tarafından Kıbrıs’a Vali olarak görevlendirildiğine inandırır. Ardından da Constantine’de Kıbrıs’ın bağımsızlığını ve kendisini de İmparator olarak ilan eder.

İstanbul’daki Bizanslı yöneticiler bu zorbalık karşısında müdahale edemeyince Kıbrıs halkı Comnenos’un ağır vergileri ve baskıcı yönetimi yüzünden zor bir dönem geçirir. Bizans imparatorluk filosu Kıbrıs’a gönderilmiş fakat Sicilyalı korsanlardan yardım alan Comnenos filoyu yenilgiye uğratark Kıbrıs’ın kontrolünü elinde tutmaya devam etmiştir. Adada Tiran ve cani olarak ünlenen Comnenos, 7 yıl bu yönetimi sürdürür. Üçüncü Haçlı seferlerine önderlik eden İngiliz Kralı I. Richard (Aslan Yürekli Richard) Comnenos yönetimine son veren kişi olur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ