ANLAR VE BAŞLANGIÇLAR

ANLAR VE BAŞLANGIÇLAR

ANLAR VE BAŞLANGIÇLAR

Yaşantınız içerisindeki birçok sorun ve çaresizlik karşısında tepkiler verirsiniz. Bu çok doğal bir davranış biçimidir. Kızarsınız, öfkelenirsiniz fakat çoğu zaman da mücadele etmek yerine pes etmeyi seçersiniz. Yani vazgeçersiniz. Şöyle bir düşünce oluşur kafanızda. “ Ne yaparsam yapayım umut yok hiç bir şey değişmiyor. Neden uğraşayım ki? Değişen bir şey yok  ve vazgeçmek en doğru karar.” Tüm kızgınlıklar ve öfkeniz sadece size zarar verdi. Öyle değil mi?

Farkında mısınız? Ne kadar çok kızgın olduğunuzu? Hayatınızı ve gün içerisinde yaşadıklarınızı şöyle 5 dakika durup düşünün. Kızgınlık ne çok tanıdık bir kelime.  Ne kadar çok kızdığımız şeylerle dolu etrafımız. Kızıyorsunuz! Sonra bir başka şey ve sonrasında başka başkaları ile gidiyor. Peki ya sonrası? Kızgınlığınızın ötesinde görebildiğiniz bir netice var mı? Ya da bu size bir yarar sağladı mı? Elbette ki cevabınız hayır olmuştur. Sadece kızgın olmakla harcadığınız zaman ve size hayatı farklı ve güzel görebilme duygusundan uzaklaştıran kızgınlık farkında olmadan kendi hayatınızı ve mutluluğunuzu reddediştir. Aslında sizi bu kadar çok kızdıran şey varsa, sorunu uzakta aramak yerine nasıl oluyor da bunu yaşıyorum sorusunu kendinize sormak daha doğru olacaktır. Öfkenize nelerin sebep olduğuna inanıyorsunuz? Bir başkasının sizi sinirlendirmesine nelerin sebep olduğunu düşünüyorsunuz? İstediğinizi elde etmek için neden kızgın olmaya gereksinim duyuyorsunuz? Aslında karşıya ne verirseniz bunun karşılığı alırsınız. Verdiğiniz kızgın tepkiler karşısında sizi bir o kadar daha kızdıracak olaylara zemin hazırlarsınız.

Her zaman içimizde olan bir duygudur değişme isteği. Hepimiz hayatımızın değişmesini, güzel ve doğru gitmesini isteriz. Ama kendimizi değiştirmeyi denemek yerine hep onların değişmesini bekleriz. Bunu kendimizle çözemezsek ve değişime karşı çıkıp ısrarla inat edip değişmezsek karşı taraftan beklemek sadece boşa geçmiş zaman olur. Önce içimizde değişmeliyiz. Nasıl mı? Düşüncelerimizi, kendimizi ifade etmeyi, konuşma tarzımızı, karşı tarafı dinlemeyi ve soğukkanlılığımızı korumayı öğrendiğimiz ve uyguladığımız anda emin olun ki dış dünyanızda da değişimler oluşacaktır.

Yaşamınızdaki en büyük güç noktası şimdi yaşadığınız anınızdır. Çaresizliği bir kenara atın. Düşünceleriniz ve değişiminiz hemen şimdi şu anda yaşadığınız anda başlıyor. Yaşadığınız tüm olumsuzluklar, ilişkiler, sağlık sorunları ve birçok şeyin artık bir önemi yok. Geride bırakmaya karar verip bugün değişe bileceğinize karar verin. Bu sorunlar yaşadığınız, nefes aldığınız, umut ve mutluluk beklediğiniz hayatın tek gerçekleri değildir. Unutmayın ki düşünceleriniz içerisindeki tek birey sizsiniz. Yaşamınızın tüm gücüne ve yetkisine sahip olan tek kişi de sizsiniz. Geçmişte düşündükleriniz ve yaptıklarınız şu anda yaşadığınız hayatı yarattı. Bugün düşünecekleriniz ve yaşayacağınız da bundan sonra yaşayacağınız hayatın temelleri olacaktır. Elinizde olan tek şey sadece iki seçenektir. Ya değişimi reddederek sorunlar ve kızgınlıklarla baş başa kalmayı kabul edip yaşamayı seçmek ya da her anınızın yeni bir başlangıcınız olduğunu fark edip değişmeye çalışmak. Haydi içinizdeki şu andaki güç noktası butonuna bir dokunmayı deneyin ve değişimin başladığını hissedin.

Küçük bir hatırlatma! Lütfen alışılagelmişi yapmayın ve yazıyı beğenirseniz beğeni tuşuna basmakla kalmayın. 10 saniye sonra emin olun ki kafanızdan silinir her şey. Aklınızın bir köşesinde tutmayı ve uygulamayı deneyin. Çok daha  işinize yarayacaktır bu. Pişman olmazsınız. Deneyin sadece. Her birinize hayatınıza anlam katacak çok güzel başlangıçlar dileğiyle…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ