KIBRIS PERS DÖNEMİ

KIBRIS PERS DÖNEMİ

MÖ. 525 yıllarında Amasis II’nin ölmesi ve Pers Kralı Cambyses (Kombizes)’in Mısır’ı ele geçirmesi ile Kıbrıs’taki Mısır egemenliği sona erer.

Aslında Kıbrıs önceden Pers etkisine girmiştir. Pers Kralı Darius zamanında Kıbrıs onun 5. Satraplığı olmuştu. Asur ve Mısır dönemindeki gibi Pers egemenliği döneminde de Kıbrıslı Krallar Perslere haraç ödemiş, özerkliklerini sürdürmüş ada halkı onların ihtiyaçlarını karşıladığı müddetçe de onları serbest bırakmıştır. Perslerin bu gücü sürdürmelerindeki bir diğer etken de Finikeliler olmuştur. Persler bir kara devleti idi ve onların denizdeki dayanağı Finikeliler olmuştu. Persler Finikelilerin Idalium’daki bakır merkezine sahip olmalarına ses çıkarmamıştır.

Finikeliler Lapithos ve Tamassos şehirlerini ele geçirmiş fakat Salamis’e sahip olamamıştır. Bu dönemde Kition, Lapithos, Kyrenia, Amathus, Paphos, Kourion, Marion, Tamossos ve Soli gibi küçük şehir krallıklarına göre daha çok gelişen ve zenginleşen Salamis şehir krallığı adada lider konumuna gelmiştir. Pers döneminde Kıbrıs bütünleşmiş olmasına rağmen bir yandan da pasifleşmiştir. Fakat Perslerin ağır vergileri Kıbrıslıları bezdirmiştir. Kıbrıslı Krallar özellikle de Salamis Şehir kralları artık sahip oldukları zenginlikleri Perslerle paylaşmak istemezler. MÖ. 499’da Yunanlılar Perslere karşı ayaklandıklarında Salamis şehri kralı gibi Helen kökenli olan Kıbrıs kralları Perslere karşı ayaklanır. Finikelilerin kontrolünde olan Amathus dışındaki şehir krallarının (aralarında Finikelilere ait Citium da vardır) katıldığı isyana Salamis şehir kralı Onesilus liderlik eder.

Onesilus Mısır dönemindeki Firavun Naibi Euelthon’un büyük torunu olup Yunanlıların isyanı döneminde kardeşi Salamis Kralı Gorgus’u Perslere karşı ayaklanmasında teşvik etmiştir. Ancak Gorgus bu teklifi ret etmiş ve şehirden kovulmuştu. Yerine geçen Onesilus isyanda önderlik etmiş ve bu isyanda öldürülmiştür.(MÖ. 411). Halkın gözünde bir kahraman olarak kabul edilmiştir. Bunun ardından Anadolu’dan ve Kıbrıs’tan desteği ile Pers hakimiyeti altında kalmış olan Kıbıs’ta Atinalılar birkaç kez deneseler de Perslileri adadan uzaklaştıramamışlardır. Fakat MÖ.44 yılında önceden adadan Kilikya’ya kaçan Teukrid prensi Eugoras, destekçileriyle adaya dönerek kendisini Salamis kralı ilan etmiştir. Kökenden Helen olan Eugoras, Yunanlılarla işbirliği yaparak Helen kültürünün adada yerleşmesi için mücadele etmiştir.

Bilgili ve sanatkar insanları saraya getirtmiş, Kıbrıs’a özgü hece işaret listesi (Syllabary) yerine Yunan alfabesinin kullanılmasına aracı olup Yunan tasarımlı para bastırarak Yunan-Kıbrıs Helen kültürünün kaynaşmasında oldukça etkili olmuştur. Pelaponez (Pelaponnesian) savaşı esnasında Atinalılara destek olduğu için Atina’da Pazar yerine heykeli dikilmiştir. Bu özelliklerinden dolayı Kıbrıslı Rumlar Evagoras’ı ataları kabul ederek büyük bir saygıyla anmışlardır. 37 yıl hüküm sürmüştür. Bu yıllarda Citium, Amathus ve Soli gibi şehir krallıklarını kontrol altına almaya çalışmış, Citium ve diğer Finike şehirlerini ayrıca Tyre (Sur-Lübnan)’yi işgal etmiştir. (MÖ. 398).

Yenilmez bir düşman ve iyi bir diplomat olarak görülmüştür. Fakat MÖ. 374 yılında bir süikastla öldürülür. Daha çocuk olan oğlu Nicocles yerine geçer. Nicocles de Yunanistan’a bağlı kalır ve Helen bağlarını koparmaz. Eugoras’ın ölümünün ardından Kıbrıs kralları birliğinin dağılmasına rağmen, Salamis kralları Doğu Akdeniz’de değil Perslerin Anadolu’da bulunan bütün yerlerine de saldırır ve güç-şöhret kazanır. Persler bu tehlikeye karşı harekete geçer. Fakat tüm şehir krallıklarından oluşan Kıbrıslıların Perslere karşı başlatılan isyanı bastırılır. MÖ. 333’te Büyük İskender Perslileri İssus Tyre Savaşı’nda yenilgiye uğrattığı zaman kıbrıslıların Perslerin egemenliğinden kurtulması mümkün olur. Bu savaşta Büyük İskender’e yardım etmelerinden dolayı Kıbrıs krallarına özerklik tanınır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ